Alan adınız, reklam hesabınız, sosyal hesaplarınız sizin adınıza mı? Cevabı bilmiyorsanız risk altındasınız.
Bir gün ajansınızla yollarınız ayrılabilir; bu son derece normaldir. Asıl soru şudur: o gün geldiğinde, yıllarca emek ve para harcadığınız dijital varlıklar sizinle mi kalacak, yoksa ajansla birlikte mi gidecek? Birçok patron bu soruyu, iş işten geçtikten sonra sorar.
Dijital varlıklarınızın sahipliği, görünmez ama en kritik konulardan biridir. Çünkü her şey yolundayken hiç gündeme gelmez; bir kriz anında ise bütün geçmişinizi kaybetmenize yol açabilir.
1. Alan adı (domain). Web sitenizin adresi sizin ya da şirketinizin adına mı kayıtlı, yoksa ajansın hesabında mı duruyor? Alan adı sizin değilse, teorik olarak sitenizin adresine bile sahip değilsiniz demektir.
2. Reklam hesapları. Google ve Meta reklam hesapları sizin adınıza açılmış, ajansa yalnızca erişim verilmiş olmalı. Hesap ajansın kendi hesabıysa, ayrıldığınızda tüm geçmiş veriniz, hedef kitleleriniz ve "öğrenmeleriniz" sıfırlanır.
3. Sosyal medya hesapları. Instagram, LinkedIn, diğer hesaplar sizin e-postanızla mı kurulu? Yönetici olarak ajansı eklemek farklıdır; hesabın sahibinin ajans olması bambaşka bir risktir.
4. Analytics ve veriler. Google Analytics, Search Console gibi araçlar sizin hesabınıza bağlı mı? Yıllarca biriken veri, işletmenizin en değerli hafızasıdır.
Çünkü bu varlıklar zamanla değer kazanır. Bir reklam hesabı çalıştıkça "öğrenir", bir sosyal hesap takipçi biriktirir, bir analytics hesabı yıllarca geçmiş tutar. Bunları sıfırdan kurmak hem zaman hem para kaybıdır. Sahiplik sizde değilse, ajansınızla aranızdaki ilişki sağlıklı bir iş ortaklığı değil, görünmez bir bağımlılıktır.
İyi bir ajans bu şeffaflıktan rahatsız olmaz; aksine, sahipliğin sizde olmasını ister, çünkü güvene dayalı çalışmak ister. "Siz hiç uğraşmayın, hepsi bizde" cevabı, iyi niyetli olsa bile sizi savunmasız bırakır.
20 soruda, 3 dakikada öğrenin — ücretsiz.
Ücretsiz ön kontrolü yap →